Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiHindi kesmeyin, parasını fakire verin. ihe
İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiKaranlıktan insanlar korkar ve bir daha aydınlığı bulamayacaklarını düşünür.
Ama bilmezler ki bir yerlerde güneş hala var ve sırasını beklemektedir.
O geldiğinde güçlü gözüken karanlık, bir sis gibi dağılır…İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiKURBAĞA METAFORU VE MÜSLÜMANLAR
Bir kurbağayı soğuk su dolu leğene atar ve ardından suyu kısık ateşte kaynatmaya başlasanız, kurbağa piştiğinin farkına varmadan pişmiş olur.
Günümüz müslümanların başına gelen de bu.
Esed, Saddam, Sisi dediler, sonra İşid ile iyice alevi harladılar ve öyle bir noktaya geldi ki pişiyoruz ama farkında değiliz. Leğeni bizim için kurulmuş bir havuz sanıyor, saunada olduğumuzu düşünüyor keyfini çıkarıyoruz.
Bir süre sonra pişeceğiz…İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiNe demişler, hayata sevdiğiniz kadının gözleriyle bakarsınız
O, neye bakarsa sizin gördüğünüz de aslında odur
Bu nedenle zevk sahibi kadınları sevin ki hayattan zevk alın.iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiRuh Eşi
Allah her insana aslında hayat yoldaşını yaratmış…
bunlar ruhlar alemindeyken birbirleriyle o kadar çok ülfet ve ünsiyet içerisinde olmuşlar ki dünyaya geldiklerinde o ülfet içinde oldukları sevgililerini hep aramışlar…
kimi bunu dünyada görmüş ve mutlu olmuş, kimi de karşılaşamamış çünkü ya farklı zamanlarda dünyaya gelmişler ya da farklı coğrafyalarda…
İnsan ilk görüşte sevdiğinde bunun nedeni ruhlarının daha önce birbirleriyle ünsiyet kurmuş olmaları, alemi ervahta birbirlerini tanımalarıdır.
buna ruh eşi de denilir …iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiolgunlaşmak çile ile yoğrulmayla olur.. ızdırap çekmeyle olur…
her çile ve ızdırap bizi daha zor günlere ve bazen de daha iyi günlere hazırlar.
çünkü mutluluğun kıymeti mutsuzluk çölünde geçmekle anlaşılır.
bazen bazı aşamalara ermek için gerekli olgunluğa ulaşmak gerek…
Meyve bile olgunlaşmadan yenilmez…iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiMutluluk
mutlu olduğumuzu ancak mutsuz olduğumuzda anlarız… mutluluğun kıymetini onu kaybedince ya da mutsuzluktan geçince anlarız…
ama biliyor musun? aslında mutluluğu aramaya gerek yok. Çünkü zaten mutluluk aslında içimizde…
biz yürüyeceğiz hayat yolunda bir süre sonra bakacağız ki mutluluk peşimizden bize yetişmek için kovalıyor. O tıpkı gölgemiz gibidir ya da kedinin peşinden giden kuyruğu gibidir.
Biz onu aramak yerine hayatın sunduğu nimetlerin kadrini bilip onu değerlendirdiğimizde mutluğun geldiğini görürüz.
Mutsuz insanlar, nimetlerin kadrini bilmez…
hep daha ilerideki nimetleri hayal edip elindekini kaçırır.
Halbuki elimizdeki bizim sahip olduğumuzdur ve mutluluğumuz sahip olduklarımızdadır, sahip olmadıklarımız bizim değildir ve başkasına ait olan da bize mutluluk değil sadece acı verir.iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiKÖRÜK HİKAYESİ
Ben bir misal anlatayım;
Yemenli bir okul arkadaşım var.. Yemen’de körükle ciddi şeyler yaparlarmış. İnsanlar körük çekmeden usanmışlar. Artık yapamıyorlar.
Bir yol bulmuşlar, maymunları bir yere, insanları bir yere toplamışlar.
Bir keçi getirmişler. Keçiyi kulağından tutmuşlar körüğün yanına getirmişler. Hadi bunu çek diye. Ne bilsin keçi çekmeyi. Keçiye ciddi bir dayak atmışlar.
Bir daha getirmişler keçiyi çek bakayım şu körüğü. Keçi ne anlasın. Bir kez daha dayak atmışlar en sonunda keçinin boğazını kesmişler. Maymunlar bunu görmüş.
Bu kez Maymunları körüğün başına oturtmuşlar. Maymun başlamış körüğü çekmeye.
Yemenli arkadaşım diyor ki, o insanların zorlandığı körük çekme hadisesini maymunları otururdu 3 saat, 5 saat hatta saatlerce körük çekerlerdi. (Bekir Öztekin)İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiFil Yöntemi
– Fil her gün aynı yoldan geçen bir canlıdır. Fil avcıları yola tuzak kurarak onu çukura düşürürler. Siyah elbise ile gelip iyice döverler. Bir iki gün sonra beyaz elbise ile gelip kurtarırlar. Fil artık onları kurtarıcı gibi görür.iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiEŞİNİZİ SUSTURMAYIN
Genelde erkekler eşlerinin çok konuştuğundan ve dırdır ettiklerinden şikayetçidirler. Bir çoğu da eşlerini susturmaya çalışırlar.
Bu yanlış bir davranıştır.
Eşinizi susturmaya çalışmayın.
Bırakın konuşsun. Sizinle konuşsun.
Onu susturur, dinlemezseniz o sizi kendi dert ortağı olarak görmez ve başkasına gider konuşur, dertleşir.Bırakın sizinle konuşsun, sizinle dertleşsin, başkasıyla değil…
NOT
Sadece her dakika sizi rahatsız etmemesini sağlayabilir, konuşmalarını belli bir düzen ve tertip içerisine alabilirsiniz. Ama kesinlikle susturmayın…iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiBir kadının açtığı yarayı ancak başka bir kadın iyileştirir.
Yani insan ayrilabilir birbirinden, ama bu durumda hayat bitmemeli ve yeni bir hayata baslamali, gidip eskisini yok ederek kadinlari oldurerek sorunu cozmemeli.Not
Ayni durum kadinlar icin de gecerlidir. Ayrlik son degildir, kirici ve yikici olmak yerine yeni bir hayat kurmalidir.Ek
Bizim toplumumuzda kadin cinayetlerinin yegane nedeni her ayriligi son gibi gormekten ve karsilikli intikama donusturup birbirlerini kirmaktan dolayi yasanmaktadir…
Bu duygulari terk etmeli ve hayata devam etmeli.iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiGÖÇMENLERİ ÖLDÜRELİM !
Avrupa birliği; artan mülteci sorununu kökten çözmek için Suriye’ye nükleer bomba atmaya karar verdi.
Hatta diğer göç veren ülkelerin de nükleer bombalarla tamamen yok edilebileceği şerhi alınan karara eklendi….Konu ile ilgili basına konuşan Avrupa Birliği Sözcüsü; son derece insani olan bu yaptırım ile göçmen sorunu çözüldüğü gibi, o insanların da medeniyetle tanışmış olacaklarını söyledi.
Avrupa birliğinin bu insani (!) davranış ve buluşundan dolayı kendilerini kutluyoruz..Ayet şöyle buyuruyor:
“Allah, sizi ancak, sizinle din konusunda savaşan, sizi yurtlarınızdan çıkaran ve çıkarılmanız için destek verenleri dost edinmekten men eder. Kim onları dost edinirse, işte onlar zalimlerin ta kendileridir.” (Mümtehine 9)
Not: Bu haber degil, benim ironi kurgum… haber oldugu seklinde anlasildigi icin bu aciklamayi yapmak zorunda kaldim..
İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiHayat bize fırsatlar sunarken tuzaklar da barındırır.
Hep imtihanda olduğumuzu unutmayacağız…iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiBiz muslumanlar kendi dogrularimizin disindaki herkesi tekfir etmeyi cihat ve islam saniyoruz. Anlamak icin caba sarf etmek zordur. Kolay olan dislamak ve tekfir etmektir.
Belli bir donanima ulasanlar baska insanlarla iletisim kurmada zorlanirlar. Onlarin kafasindaki kavramlarin anlami ile digerlerinin yukledigi anlam farklidir.
Tasavvuf da her ilim gibi kendi terminolajisi vardir. Tasavvufu dogru anlamak icin onun terminolajisi ile bakilmali. Kelamcilarin, hadiscilerin ve fikihcilarin istilahi ile bakilmamali.
Sikintinin ana unsuru da budur.
Bana bir aralar arkadaslar konusmani anlamiyoruz diye tepki gosterdiler.
Ben de dusundum gercekten kavramlarim gundelik degildi ve agirdi. Bunun uzerine anlasilabilmek icin yogun bir sekilde kendimi egittim. Fikra okudum. Maclari takip ettim. Bir iki diziyi izlemeye calistim. Boylece daha basit cumleler kurmaya basladin ve anlasildim.Sikintimiz birbirimizi anlamamak ve anlamak icin de gayret sarf etmemek.
İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiİHTİLAFLI MEVZULARI TARTIŞMAYALIM
Günümüzde İslam ülkeleri ve müslümanlar emperyalizm dalgası altında inlerken,
vahdeti bozucu ilmi, akaidi/kelami ve akademik konuları tartışmayalım.
Bugün, ihtilalı mevzuları tartışmak emperyalizmin çıkarlarına alet olmaktır.
İhtilaflı mevzuları sürekli gündeme getiren emperyalistler ve onların uşaklarıdır.
Bugün tartışmak yerine, vahdet günüdür.
İhtilaflı konular yerine ittifak ettiğimiz konuları gündeme getirmeliyiz. -
YazarYazılar
