Oluşturulan forum yanıtları
-
YazarYazılar
-
İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiSOHBETLERİ TATLANDIRMAK
Yaptığınız sohbetleri tatlandırmak ve insanların ibret almalarını sağlamak istiyorsanız
Mevlana’nın Mesnevisi,Sadi Şirazi’nin Bostan ve Gülistan’ını
Şiir ve atasözleri okuyunİ. H. E
İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiSuriye savaşı, bir Türk – İran savaşına dönüşür mü?
Bu süreç uzarsa gideceği yer orası olabilir, ancak ne Türk tarafı ve ne de İran tarafı böyle bir duruma düşmek istemiyor… en büyük güvencemiz bu irade… ama Suriye konusu iki tarafı karşı karşıya getirecek gibi… Rusya’nın sahada askeri olmadığı için karşımıza suriye ordusu kılığında Haşdi Şa’bi, Hizbullah ve bilimum yamyamlar çıkacaktır…
inşaallah şah göstermemiz karşı tarafın hızını keser ve masalar kurulur…
Türkiye’nin ileri gideceğini düşünmeyenler ve blof yaptığını sananlar sürekli üstümüze üstümüze geliyorlar bu süreç ister istemez kararlılığımızı vurgulamak için güç göstermemize neden olacaktır.
İran’ın emperyal hevesi ve yayılma politikasının bir şekilde durdurulması gerekir. Çünkü İran, Türkiye’yi Irak ve Suriye ekseninde kuşatıp Ortadoğu ile bağlantılarını kesmeye çalışmaktadır. Suriye’nin böylesine planlı ve emperyal hevesi olan bir devletin eline geçmesi Türkiye için hayat sahasının daralması anlamanı gelmektedir ve buna tepki göstermeyen Türkiye, İran-şii kuşatmasına rehin olacaktır.
İdlib’in düşmesi Cerablus’un, Azez’in ve Afrin’in de düşmesi demektir. Bu durumda ülkemiz bir beş milyonluk göç tehlikesi ile de karşı karşıya kalacaktır. Göç unsuru ile ülkemize gelen insanlar içinde cihatçıların ve silahlı unsurların olması kuvvetle muhtemel olduğu gibi İran/Rus ve Suriye istihbaratı ajanlarının da olacağı kuvvetle muhtemeldir. Bu ajanlar, ülkemizi karıştırma ve göçmenler üzerinden porovaksyon girişimleri yapma fırsatını da elde etmiş olacaklardır.
Suriye bizim için hayati öneme sahiptir.
Dünya’nın ilk barış antlaşması olan kadeş antlaşması da Suriye’nin Hitit ve Mısır arasındaki paylaşımı nedeni ile yapılmıştır. Günümüz Türkiyesi Hititlerin coğrafyasına hakimdir ve hititlerin gördüğü stratejik hamleyi görmektedir. Suriye’ye yerleşen muhalif bir gücün sonraki hamlesi Anadolu olmuştur. Arapların ve Türklerin Anadolu’yu ele geçirme süreci de bu şekilde olmuştur. Aynı zamanda Anadolu’da tutunmak isteyen bir güç de Suriye’ye egemen olmak zorundadır… Haçlı seferlerinin stratejisi de bu şekilde olmuştur. Suriye’yi kaybeden bir Roma imparatorluğunun da Anadolu’da tutunması imkansızlaşmıştır. Suriye düşerse savaş Anadolu topraklarında cereyan eder, sıra Anadolu’ya gelir.
ibrahim halil er
Şub 12, 2020 1:25:38amİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiBiz düşünmeyi
Analiz etmeyi
Ve çözümlemeyi
Öğretmek yerine
Ezberlemeyi öğreterek
Zombileştirdik…
Çünkü bizim için düşünen, sorgulayan insan tehlikeliydi.
Muti ve itaatkar olması iyi vatandaş olması için yeterliydi.İnsanların;
İnternet
Tv
Medya
Geçim kaygısı
Kadın
Maddiyat ve
Çocuk
Tüm benliklerini kapattığından artık düşünecek bir kalp anlayacak bir akıl kalmadı.
Hepsi zombileştiler.Düşündükler aslında başkalarının onların kafalarına nakşettiği kalıplardı.
İherİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiBirbirimizin derdiyle dertlenmeliyiz.
Asgari müştereklerde buluşmayı öğrenmeliyiz.
İmanın temel esasları dışındaki tüm görüşlerin birer içtihat ve görüş farklılıkları olduğunu kabul ettiğimizde birbirimizi düşman değil dost görmüş oluruz.
Biraz sabır ve karşılıklı hoşgörü lütfen…
Iherİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiEvi Terk Eden Karisina Tecvitli Cagri Yapan Hocaya Karisinin Cevabi
🌴🥀
*tecvid* ile üç talak tehdit eden kocaya ve hocaya,
*Cevriye*’nin de yine tecvid ilmince cevabıdır.. 😅
****
👇🌴
Sekteyi koyacak nice sebeb-i meddem var.
Gayr-i munfasıl iken muttasıl olamam.Ârızaya bağlanmış lâzımında sükûn olmadan yine gunne eylersin.
Bir vecihimi kabul etmeden, mahreci, sıfatı çözemezsin.Âvamı hor görme, soluğu, Kâbe’ye varan nice imamları var.
İklâba bir nûn olsam bâbdan be olmazsın. Mime dönüşüp kıraat edilmezsin.
Kesreli râ olurum dersin inanayım mı? Üstünlü, ötreli geliyor kıraatin.
Her cümlen tahaddî, dirâyet tefsiri bile kurtarmıyor.
Söylediklerinin nüzulünde sebeplere bakılamıyor.
Yeminin zâhirde, bâtında göremiyorum.Kelâm’ım kulağında nesh oluyor dersin, müsbet bunun neresinde?
Terkibi yok,tertili görünmüyor.Sülâlemi karıştırma her biri muhkemdir. Bu işten vazgeç.
Ahmet Hoca’dan Elif-i mertek öğren.Bi üç talâk-ı selâseyi bildin.
Belli ki kendi kafana muttasıl olmuş.
Cevriye’n…İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiYunanlilar Suriyelileri ölume terk ediyorlar.
“Bizler “Suriyeliler gitsin” dediysek, insana yaraşır, onurlu ve güvenli bir şekilde, kendi vatanlarına gitsinler dedik. Böyle, botlarla Ege’nin sularına, Trakya’nın tarlalarına ölüme sürülsün demedik. bir çocuk boğularak öldü. (alinti)”
Bunu hiç unutma evlat!
Batı hiçbir zaman uygar olmamıştır. Bugünkü refahı;
devam edegelen sömürgeciliği;
döktüğü kan,
akıttığı gözyaşı
ve çektirdiği acılar üzerine kuruludur.. Aliya izzetbegoviç
İ.halil erİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiMEDİNE’DE PAHALILIK
Hicretin 8. yılında Medine’de yükselen enflasyon sonucu malların fiyatı artar.
Halk, fiyatların pahalılığından şikayet eder.
Resulullah (sav)’dan pazardaki ürünlere narh koymasını (sınır) isterler.
Ama Resulullah (sav) piyasaya müdahale etmez.
Bu konu daha sonraki İslam hukukçuları tarafından hep tartışılacaktır.Ibrahim halil er
İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiYERMUK SAVAŞINA KATILAN KADIN SAHABİLER
Belazuri ve Vakidi özellikle Yermuk savaşına katılan kadınların listesini vermektedir. Bu savaşta birçok yaralı olduğundan kadınlar çok yoğun çalışmış, hatta askerleri aşıp gelen düşman askerleriyle de savaşmak zorunda kalmışlardır.
Kaynaklarda ismi geçen bu kadınlar şunlardır:
Esma binti Ebubekir, Afra binti Osman, Havle binti Ezur, Havle binti Salebe el-Ensariyye, Keub binti Malik b. Asım, Selma binti Haşim, Niam binti Feyad, Hint binti Utbe b. Rebia, Lübna binti Cerir el-Hımyeri, Saide binti Asım el-Havlani, Ufeyre binti Gıfar, Bintil As b. Münebbih, Ümmü Hakim binti Hakim binti Haris, Selma Binti Lüeyy, Ufeyre binti Affan ve Hind binti Utbe (hz. Muaviye’nin annesi)I.h.er
KAYNAK: Vakıdi c.1, s.204-206-213-218; Belazuri, s.193İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiGünümüz siyaset anlayışında temsili sistem olduğundan halkı gerçekten temsil edebilecek kişilerin meclise taşınmasını sağlayacak bir mekanizma oluşturulmalıdır.
Meclise gelecek olan bu insanların en büyük gayesi önce temsil ettikleri kitlenin sorunlarının takipçisi olmalıdırlar.
Bunun içinde siyasetçilerin gerçekten iyi hizmet verebilecekleri tam dayalı, döşeli ofisleri olmalıdır.
Bu ofis, meclis çatısı altında değil, doğrudan Ankara’nın merkezinde olmalıdır ki hem meclisteki izdiham ortadan kalkar ve hem de halk kendi temsilcilerine daha kolay ulaşmış olurlar.
Her temsilciye yardımcı eleman ve sekretarya tahsis edilmelidir. Iheİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiDEVLET DESTEĞİYLE IRZINA GEÇİLEN KIZLAR
Bu arada devletin güvencesi altında her gün genelevlerde ırzına geçilen kızlarımızın haklarını da korumamız/savunmamız gerekmiyor mu?
Onlar da ana kuzusu değil mi?
Onlar da bu vatanın evladı değil mi?
Onların ki de namus değil mi?
Yani para verince helal/meşru/kanuni mi oluyor?Onlara devlet güvencesi altında toplu ırza geçme onayı verildiği için bir çok kız kandırılmakta veya kaçırılarak burada çalıştırılmaktadır.
Buradaki suç ortağı/teşvik edicisi/destekleyicisi devlettir.
Devlet vatandaşının malını/canını ve ırzını korumakla görevli değil mi?
Kimsesizlerin kimsesi devlet olması gerekirken, kimsesizleri kurban etmesi doğru mu?
Şimdi kerhaneleri kapatın desek kadın dernekleri bize savaş açar.
Peki bu çelişki değil mi?
(Ibrahim Halil Er)
İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiCorona virüsü ile yeni bir dünya ve alışkanlıklar inşa edilecek…
Dünya coronadan sonra bambaşka bir şekle evrilecek…İbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiSİYASETÇİLİK ORDUNUN EN BÜYÜK HATASI VE ZAAFIDIR.
Çanakkale Savaşında ve Birinci Dünya Savaşının diğer cephelerinde Osmanlı Ordusuna komutanlık yapan Liman von Sanders Alman İmparatoru ile olan bir anısında bu konuda şunları anlatır: “Alman İmparatoruyla yaptığım görüşmede bana şunları söyledi:
“İş başında ister genç Türkler ister ihtiyar Türkler bulunsun, sizin için fark etmez. Siz yalnız ordu ile meşgul olacaksınız. Siyaseti Osmanlı ordusundan çıkarınız. Siyasetçilik o ordunun en büyük hatasıdır.” Görüldüğü gibi koca Osmanlıyı Avrupalılar değil biz yıktık. Şimdi de ayakta kalmak istiyorsak ordunun siyasete bulaşmaması gerekir.
İbrahim halil erİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiÇANAKKALE ZAFERSE İNGİLİZLER NASIL İSTANBUL’U 1918’DE İŞGAL ETTİLER?
Bazıları çanakkale zaferinin önemini küçümsemek için bu iddiayı gündeme getirirler. Bu yanlış bir arguman eskilerin tabiriyle “kıyası meel farik”tir. Bu olayları anlamak için birinci dünya savaşını iyi incelemek gerekir. Savaşların nasıl olduğunu iyi öğrenmek gerekir. Bir cephede zafer kazanılırken başka cephelerde yenilgi olabilir ve bu yenilgi topyekün bir kayba yol açabilir. Ayrıca İngilizler, Çanakkale’yi silahla ve cephaneyle aşmadılar. Yapılan Mondros Mutarekesi ile burayı aşıp İstanbul’a girdiler.
Yani savaşla alamadıklarını barış masasında aldılar. Ondan sonra herkes bu soruyu sordu. Hatta çanakkalede savaşan Seyyid Onbaşılar bile sordu Biz düşmanı çanakkalede yenmemişmiydik? Nasıl İstanbul’u işgal eder diye sordular? Bu da savaşın sadece askerle değil, diplomasiyle de yürütüldüğünü bize gösterir. Ama bizde hala diplomatlarımız yok. Çünkü diplomasimiz Osmanlıdan itibaren devşirmelerin/azınlıkların ve gayri müslimlerin elinde. Günümüz monşeryörler de onların çocuklarıİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiALMAN KOMUTANLAR BİZİ ÇANAKKALE’DE OYALADILAR MI?
Almanların da tek derdi ingilizleri Çanakkale boğazında uzun süre tutup, üzerindeki baskıyı hafifletmekti.
Bu nedenle Lomon van sanderse talimat verilmişti.
Komutanımız Alman olmasaydı büyük olasılıkla kara harekatı daha erken biterdi. İbrahim Halil Erİbrahim Halil ER
Anahtar yöneticiİlim sahibi olmak için devletin kalıplaşmış okullarını bitirmek gerekmez. İlimler kitaplardadır. Devletin tuğla ve dört duvarı arasında değil.
Oralar sadece diploma üretim merkezidir.
İlme ulaşmak bir kitap kadar yakın ve bedavadır. Kendinizi yetiştirin. Bahane yok….
İ. Halil er
-
YazarYazılar
