İbrahim Halil ER

Oluşturulan forum yanıtları

15 yazı görüntüleniyor - 406 ile 420 arası (toplam 656)
  • Yazar
    Yazılar
  • yanıtla: Müfredat #3497
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    İnkılap Tarihi
    Ortaokullarda okutulan İnkılap Tarihi Kitabını karıştırıyorum.
    Bir konu başlığı dikkatimi çekiyor.
    “Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar”

    Peki biz hangi ara bağımsızlığımızı yitirip sömürge olduk?
    Hangi devletin sömürgesinden kurtulmak için bağımsızlık mücadelesi verdik?
    Biz Afrika kıtasında mıyız?
    Bu kitapları yazanlar hangi mantığı kuruyorlar?
    Bağımsızlık mücadelesi deyince Kurtuluş Savaşı daha mı anlam kazanacak?ihe

    yanıtla: Müfredat #3496
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    İnkılap Tarihi
    Ortaokullarda okutulan İnkılap Tarihi Kitabını karıştırıyorum.
    Bir konu başlığı dikkatimi çekiyor.
    “Bağımsızlık Yolunda Atılan Adımlar”

    Peki biz hangi ara bağımsızlığımızı yitirip sömürge olduk?
    Hangi devletin sömürgesinden kurtulmak için bağımsızlık mücadelesi verdik?
    Biz Afrika kıtasında mıyız?
    Bu kitapları yazanlar hangi mantığı kuruyorlar?
    Bağımsızlık mücadelesi deyince Kurtuluş Savaşı daha mı anlam kazanacak?ihe

    yanıtla: Etimoloji #3477
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    Sezeryan
    Sezeryan kelimesi Sezar’dan geliyor
    Rivayete göre sezeryan adı Roma’nın ünlü imparatoru Jül Sezar’dan geliyor. Sezar milattan önce 100 yılında Roma’da dünyaya gelmişti.
    Doktorlar normal doğumu gerçekleştirmeyi başaramamış, onu ancak annesinin karnını keserek dışarı çıkartabilmişlerdi. O yüzden adı “kesilip alınan” anlamında Ceasar konulmuştu. Yani Sezar…
    Günümüzdeki sezaryenin doğru adıyla sezeryanın isim babası olarak biliniyor.

    yanıtla: arz talep #3469
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    MEDİNE’DE PAHALILIK
    Hicretin 8. yılında Medine’de yükselen enflasyon sonucu malların fiyatı artar. Halk, fiyatların pahalılığından şikayet eder. Resulullah (sav)’dan pazardaki ürünlere narh koymasını (sınır) isterler. Ama Resulullah (sav) piyasaya müdahale etmez. Bu konu daha sonraki İslam hukukçuları tarafından hep tartışılacaktır.

    yanıtla: Etimoloji #3467
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    SARA
    Sara hastalığının adı neden hz. İbrahim’in eşi “Sara”dan alınmıştır? Sara hastalığının adı hz. İbrahim’in eşi “Sara” hanımdan mı alınmıştır? Neden hz. İbrahim’in eşinin ismini bir hastalığa verdik? Biraz düşünün 🙂

    yanıtla: Feminizm #3461
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    KAHROLSUN KÜMESLER, YAŞASIN TAVUKLARIN ÖZGÜRLÜĞÜ

    Bir kaç kadına başörtü giydirip, İslam’ın değerlerine bunların üzerinden saldırmak yeni dönem İslam karşıtlarının uyguladığı teknik olmuştur.
    Küfür, Türkiyeyi İslam’dan uzaklaştırmak için tüm gücüyle çalışırken, Müslümanlar ne yapıyor?
    Bu dönemde sadece makam peşinde koştular, bol bol dernekleri, vakıfları ve tarikatları için bina aldılar. O binalar sizin mezarınız olacaktır. Çıkın binalarınızdan ve tekrar Resulullah gibi irşad edin insanları.
    Bir gün gelecek uğrunda dininizi sattıklarınızın eliyle yok edileceksiniz. Bu Allah’ın değişmez yasasıdır.

    Hikaye
    Sabahları horozun ötmesinden rahatsız olan çiftlik sahibi bir gün bıçağı horozun boğazına dayar ve
    – Eğer bir daha ötersen seni keserim, der
    Horoz da
    – Tamam ötmeyeceğim der
    Aradan bir süre geçer ve bir gün çiftlik sahibi yine horozu yakalar ve bıçağı boğazına dayarak
    – Ötmüyorsun, bir işe yaramıyorsun bari yumurta yap. Eğer yumurta yapmazsan seni keserim, der.
    Horoz da
    – Keşke ben ezanı bırakmayarak kesilmiş olsaydım, der.

    Hisse
    Hisseyi de sız çıkarın…

    yanıtla: Kadınlar #3460
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    Kadınlara bir, erkeklere 364 gün
    Erkekler, panik yapmayın o tehlikeli gün geçti… 🙂

    yanıtla: Kişiler #3448
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    Hunyadi Yanoş
    Aslında tarih kitaplarımız Osmanlı Devleti’nin kuruluşu sırasındaki bu tarz figürleri biraz karikatürize ederek, basitleştirerek anlatıp Osmanlı’yı aşırı övmesi doğru bir tarih anlatımı olmamıştır.
    Burada bize basit bir şahsiyet olarak anlatılan Hunyadi Yanoş aslında dönemin önemli bir komutanı ve devlet adamıdır. Macar Komutanı ve Erdel Voyvodasıdır. Hristiyan dünyasının kahramanı ve Osmanlı’nın Balkanlardaki ilerleyişini durduran adamıdır. Belki tam durduramadıysa bile ilerleyişi uzun süre yavaşlatmıştır.
    Hunyadi Yanoş, Balkanlarda Osmanlı ordusunu bir çok muharebede yenmiştir. Bunları kısaca özetlersek, Mezid Bey komutasında bir akıncı kuvveti 18 Mart 1442 yılında Transilvanya’ya girmiş buradaki kaleleri kuşatırken Hunyadi Yanoş’un yardıma gelmesi üzerine yenilmiş kendisi ve oğlu öldüğü gibi 20 bin şehid verilmiştir. Esirler de vahşice öldürülmüştür. Tarihe Hermanştad yenilgisi olarak geçer. Tabi onlar için bir zaferdir. Bu başarı Hunyadi’nin Avrupadaki şöhretini artırmıştır.
    Bu yenilginin intikamını almak amacıyla Osmanlı Devleti Rumeli Beylerbeyi komutasında bir ordu gönderdi. Mağrur davranan komutanımız Vazağ bölgesinde Hunyadinin saldırısına uğrayıp büyük bir yenilgi aldı.
    Bu iki yenilgi Türkler aleyhine Avrupa’da bir haçlı seferinin başlamasına yol açtı. Birleşik haçlı ordusu Osmanlı topraklarına 3 Kasım 1443’te girdi ve yapılan Morava savaşını Osmanlılar kaybedip dört bin esir ve iki bin şehid verdi. Haçlılar Bulgaristan’ı aldılar.
    Sultan ll. Murat Balkanlarda düşmanı İzladi geçidi önünde karşıladı. 24 Aralık 1443 yılında yapılan İzladi Muharebesini Osmanlılar kaybetti. İlerleyen düşman Yalvaç Ovasında Osmanlı Ordusunu bir daha yendi. Tabi bu arada Haçlılarla ittifak etmiş olan Karamanoğulları da arkadan Osmanlı Ordusunu vuruyordu. Osmanlı ordusu Balkanlar ve Anadolu’dan taarruz altına alınmıştı.
    ll. Murad, haçlılarla ve Karamanoğullarıyla aynı anda savaşamayacağını düşünerek barış istedi. 12 Haziran 1444’de Edirne-Segedin Antlaşması yapıldı. Osmanlı Devletinin ilk kez toprak kaybettiği antlaşmadır. Balkan topraklarını boşaltmak zorunda kaldık. Hunyadi Yanoş ve Balkan Meclisi barış teklifimizi 12 Temmuz 1444’de kabul ettiler. ll. Murad, bu yenilgilerden dolayı psikolojisi bozuldu ve tahtı 12 yaşındaki oğlu Mehmed’e bıraktı.

    Not: Haçlılar daha sonra bu antlaşmayı bozduklarından ll. Murad tekrar tahta geçecek ve Varna savaşında haçlıları yenecektir.
    Macar Krallığına getirilen Hunyadi Yanoş, Varna savaşının intikamını almak için tekrar saldırıya geçince ll. Kosova Savaşı yenilgisini tadacaktır.
    1456 yılında Fatih Belgrat’ı kuşattı. Hunyadi Yanoş Belgrat’a yardıma geldi ve Osmanlı Ordusunu yenince kuşatma kaldırıldı. Belgrat ancak Kanuni Döneminde alınabildi. Ama bu zafer Hunyadi’ye yaramadı. Belgrat’ta çıkan salgın hastalıktan dolayı öldü.ihe

    yanıtla: Kişiler #3447
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    SİGİSMUND
    Macaristan ve daha sonra Alman Kralıdır. Osmanlı Devleti’nin kuruluş dönemine rastlar. Bu dönemde Osmanlı Devleti Balkanlarda yayılma siyaseti izlediğinden haliyle karşı karşıya gelmişlerdir.
    Tarihimiz kuruluş dönemindeki bu tür batılı komutan ve devlet adamlarını biraz istihzai ele alması yanlıştır. İyi bir tarih eğitimi düşmanının da iyi tanıtılmasıyla sağlanır. Güçlü düşmanı yenmiş olmak aslında büyük bir meziyettir. Biz tarihimizde onu küçümserken batılı tarihçilerde Kutsal Roma Germen İmparatoru olarak onure edilmektedir. Macaristan ve Hırvatistan kralı da olan Sigismund burayı elli yıl yönetmiştir.
    Osmanlı’nın Balkanlarda ilerleyişini durdurmak için çeşitli ittifaklar kuran ve aynı zamanda Hunyadi Yanoş gibi büyük bir komutan çıkartan devlet adamıdır.
    Niğbolu Savaşında Yıldırım Bayezid’e yenilip canını zor kurtarmıştır. 1418’de yapılan muharebeyi de kaybederek Sırbistan üzerindeki iddiasından vaz geçmiştir.ihe

    yanıtla: İngiltere #3445
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    İngiliz Aklı Türkiye’ye Karşı mı?

    Son Yeni Zellanda olayı bize göstermiştir ki İngilizler Türkiye’nin önünde tuzaklar kurmaktadırlar. Çünkü Yeni Zellanda İngiliz Milletler Topluluğuna ait bir eyalettir ve İngilizlerin haberi olmadan burada kuş uçmaz. Zaten Yeni Zellanda’dan sonra Londra’da Müslümanlara saldırı girişimi olması bize olayın nereden tezgahlandığını da göstermesi açısından önemlidir.
    Körfez ülkelerinin ve Suudi Arabistan’ın Türkiye’ye karşı düşmanca tutumu, BAE’nin Türkiye karşıtı tüm oluşumları desteklemesi ve finanse etmesi de bazı çalışmaların ne aşamaya geldiğini göstermektedir.
    Kanaatimce bu çevreler bir bahane uydurup Türkiye’yi Mısır ile silahlı savaşa düşürmenin alt yapısını da hazırlamaktadırlar. Çünkü batı, yok etmek istedikleri İslam ülkelerini birbirlerine karşı savaştırmayı tercih etmektedir. Bu misyona Mısır’dan başkasının da talip olmayacağı meydandadır. Bu oyuna düşmemek için gerçekten kural dışı davranacak ve ezber bozacak liderlere ihtiyaç var. İşte güçlü bir liderliğin oluşmaması için de içerden yaralamaya çalışacaklardır.

    Bakın biz ne yaparsak yapalım batı’nın düşmanlığını önleyemeyiz. Hatta onların dinine dahi girsek onlar için düşmanız. Nitekim onlar kendi dinlerinden olanlara karşı bile soykırım uygulamaktan çekinmemişlerdir.
    Hatta biz ülkenin tapusunu dahi onlara versek onların düşmanlığından kurtulamayız. Çünkü onlar için biz Roma toprağı olan Anadolu’yu ve İstanbul’u almışız. Ne yapıp edip İstanbul’u ve Anadolu’yu geri almak isteyeceklerdir. Bunun örneği Endülüstür. Endülüz 700 yıl müslümanların elinde kalmasına rağmen adamlar aldıklarında 100 yılda tüm izlerimizi sildiler.
    Üstelik Endülüs’ü barış antlaşmasıyla almalarına rağmen etnik temizlik uyguladılar. Yani biz Anadolu toprağını onlara barışla antlaşmayla teslim etsek bile etnik temizlik uygulayıp bizim izimizi tamamen silmeye çalışacaklardır.
    Bu nedenle uyanık olalım.
    Coğrafya kaderdir deyip, durumu kabullenip buna göre kendimizi hazırlayalım.
    Sürekli mücadeleye hazır olalım.
    Savaşçılık yönümüzü kuvvetlendirelim.
    Türkler neden savaşçıdır? düşündünüz mü?
    Çünkü Türklerin sayısı azdı ve eğer savaşçı olmasalardı başka kavimlerce istila edilip yok edileceklerdi. Günümüzde de değişen bir şey yok. Teknolojik gelişmeler ve parlak sözler sizi aldatmasın. Irak’a, Suriye’ye ve Filistin’e bakın… Bu hayasız akın duruyor mu?ihe

    yanıtla: Kişiler #3444
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    İSKENDER BEY KİMDİR?
    Yeni Zellanda Katili bize tarih öğretmeye devam ediyor. Tarih böyle bir şeydir, kaçmaya çalıştıkça sizi kovalar ve bu sizin geçmişinizdir, inkar etmeniz onun yok olduğu anlamına gelmez. Ben sizdenim demenizle sizden olunmaz. Bu nedenle tarihimizi gerçek anlamda öğrenmeliyiz. Zaferlerimiz kadar hezimetlerimiz, kahramanlarımız kadar hainlerimizi, kendimiz kadar düşmanımızı da öğrenmeliyiz. Üstelik bu anlatım masal tadında değil, gerekirse kabus tadında vermeliyiz. “Bir Türk Dünyaya Bedel” sözüyle hamaset pompalama değil, “Çalışan, mücadele eden kazanır” gerçekçiliği ile anlatmalıyız. Yoksa bir gün kaçtıklarımız bizim kabusumuz olur.
    Şimdi katilin silahının üzerinde yazılmış olan İskender Bey Kimdir ve neden önemlidir biraz da onu anlatalım:
    Osmanlı Devleti kuruluş döneminde Balkanlarda fetihler yapmaktadır. Bu fetihler sırasında Arnavutluk da alınır. Fakat 1432 yılında Arnavutluk’ta çeşitli isyanlar çıkar. Osmanlı Devleti bu isyanları bastırır ve Osmanlı hakimiyetini tanıyan Arnavutluk lideri Yani (Jan) Kastriyato, bağlılığının kanıtı olarak oğullarını Osmanlılara rehin olarak verir.
    Bu çocuklardan en küçüğü olan İskender Bey sağ kalmış, diğerleri ölmüştür. İskender Bey’in Hristiyanlık ismi Jarj’dur. Müslümanlaştırıldığı için İskender ismi verilmiştir. Batı kaynaklarında Scanderbeg (Skandarbeg) şeklinde de geçer. Arnavutlar tarafından millî kahraman olarak tanınan İskender Bey Arnavutluk’un ünlü Kastriyota ailesine mensuptur. Arnavutların en önemli beyi olarak kabul edildiği gibi, heykeli Arnavutluktadır.
    Osmanlı sarayında ve Enderun’da yetişmiş, İslam’ı öğrenmiş, Türk savaş tekniğini öğrenmiştir. Yani tam bir Türk ve müslüman gibi yetişmiştir.
    Babası Yani ölünce İskender Bey, babasının topraklarına hakim olmak için kaçtı. Aslında babasının topraklarının bir kısmı İskender Bey’e tımar olarak da verilmiştir. Babasının tüm topraklarının verilmemesi onun belki de kaçmasına neden olmuştur. Bu kaçış aslında İskender’in Osmanlılara yaptığı ilk zarar olmuştur. Çünkü onun Morava muharebesinden kaçması Osmanlıların bu savaşı kaybetmelerine de neden olmuştur. İskender Bey, sahte bir fermanla Kroya (Akçahisar) kalesine gitti ve bu kaleyi ele geçirerek içerdeki askerleri öldürdü. Artık İskender Bey isyan etmiş ve tekrar Hristiyanlığa dönerek irtidat etmiştir. Osmanlı kaynakları Hain İskender diye bahsederler.
    ll. Murat, Kroya kalesini kuşattı. Fakat bu sırada Jan Hunyadi’nin güçlü bir orduyla saldırıya geçtiği haberi alınınca kuşatma kaldırıldı. Osmanlı Devleti’nin kuşatmayı kaldırması İskender’in başarısı olarak görüldü ve Hristiyan dünyası içerisinde bir kahraman olarak karşılandı.
    Tabi ki İskender Bey’in babasının hakimiyet sahasına talip olması tüm Arnavut Beylerin hoşuna gitmeyecek, onların da Osmanlı etrafında birleşmesine yol açacaktır. Çünkü İskender Bey’in talep ettiği topraklar onların da istediği topraklardı.
    İskender, bölgede destek bulmak için Venedik, sonra Napoli ve diğer küçük devletçiklerin himeyisine giriyordu. Bu durum diğerlerinin İskender’e karşı Osmanlı’yı desteklemesine de yol açıyordu.
    Fatih döneminde de İsyanları devam etti. Kendisine karşı gönderilen ordunun komutanı Hamza Bey’in esir düşmesi İskender’in ününü artırdı. İskenderin Osmanlılara karşı askeri başarısının temelinde onun Osmanlılar tarafından yetişmiş olmasından kaynaklanmaktadır. Şimdi bizim bilgilerimizi bize karşı kullanıyordu. İkender’in İsyanını bastırmak için Bizzat Fatih Arnavutluk seferine çıktı. Bunun üzerine İskender Papa’dan ve civar Hrisitiyan Devletlerden yardım istedi ama umduğunu bulunamadı. Bu sırada bir Venedik kalesi olan Leş’te bulunan İskender Bey 17 Ocak 1468’de burada öldü.

    İskender isyanının bastırılmasından kısa bir süre sonra Arnavutluklar kitleler halined müslüman oldular. İskender olayı bize yetiştirdiğimiz insanların sırrımıza vakıf olan insanların bize nasıl ihanet edebileceklerini göstermesi bakımından önemlidir. i.h.er

    yanıtla: Kişiler #3443
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    Miloseviç
    Aslında ortalama her Türk Miloseviç isimini bilir. l. Kosova Savaşında Sultan l. Murad’ı şehid eden kişi olarak öğrenmişizdir. Bu nedenle onun isminin silahtan çıkmasına şaşırmadık. Hatta Bosna-Hersek Savaşı sırasında Sırpların sürekli Kosova Savaşı intikamından bahsetmesi de bizi şaşırtmamıştı. Hatta Bosna Kasabı’nın adını da Milosevi olması tesadüfi değildi.
    Şimdi biraz da bu Miloseviç hakkında bilgi verelim:
    Savaşın kızıştığı bir sırada Miloş Kobiloviç adında bir Sırp asilzadesi, askerler arasından kendisine yol açarak “Mühtedi olduğunu ve Padişah’a mühim bir şey söyleyeceğini” belirterek ilerledi. Padişah, yanına gelmesine izin verdi. Miloş, askerlerin arasından hızla ilerledi. Padişah’ın ayağına kapanır gibi yaparak hançerini Sultan’ın kalbine soktu. Sultan’ın yarası ağırdı. Fakat savaşın kaderini etkileyecek kararlar vermesine engel değildi. Savaşın bitimine kadar yaralı bir şekilde yönetti. Hatta, Sırp Kralı Lazar’ın idam edilmesini de emrettikten sonra canını verdi.
    Hristiyan kaynakları ise olayı böyle anlatmazlar. Sultanın çadırına kadar ilerlemeyi başaran ve bir yeminle birbirlerine bağlanan 12 cesur ve genç asilzadenin kahramanlıkları anlatılmaktadır. Efsanelerle ünlenen Miloş Obiliç, Türk hükümdarının çadırına kadar ulaştı ve onu, boynuna ve karnına sapladığı hançer darbeleri ile öldürdü.
    Osmanlı tarihçileri için Miloş bir katil olarak görülmesine rağmen, Sırplar için tabi ki bir kahramandır. Bundan dolayı Sırplar arasındaki en yaygın isim Miloş/Miloşeviç’tir. Osmanlı Padişah’ları arasında savaş meydanında şehit düşen tek Padişah l. Murat’tır. Bu olaydan sonra, Padişahların savaşlar sırasında öldürülmemesi için daha çok dikkat edilecek, hatta Padişah’la görüşecek olan yabancı kişiler, bundan sonra mabeyincilerin koluna girerek huzura alınacaktır.
    Padişah’ın cenazesi Bursa’ya getirilerek yaptırmış olduğu camiye gömüldü. Bu arada iç organları da Kosova’ya gömülerek üzerinde bir türbe yapıldı. Birçok kişi l. Murad’ın Kosova’da gömülü olduğunu sanır. Halbuki oradaki türbesinde iç organları gömülüdür.

    ek
    Miloseviç’in seçilmesi de çok önemli bir mesajdır. Yani sizin liderlerinizi en seçkin askerlerinin arasında dahi olsa öldürebiliriz denilmiştir.ihe

    yanıtla: Önemli Tarihler #3441
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    1770:

    Bu tarih Osmanlı – Rus Savaşında Rusların Çeşme’de donanmamızı yok ettikleri tarihtir.

    yanıtla: Önemli Tarihler #3440
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    1571:

    Bizim tarihler için Kıbrıs’ın fetih tarihi iken batılılar için inebahtı Deniz Savaşında Osmanlı Ordularını yenmenin tarihidir.

    yanıtla: Önemli Tarihler #3439
    İbrahim Halil ER
    Anahtar yönetici

    1189:

    Üçünçü Haçlı Seferi sırasında İngiltere Kralı Arslan Yürekli Rişart’ın Selahaddin Eyyubi’nin ordusunu yenerek Akka kalesini alması ve buradaki 2500 müslümanı teslim olmalarına rağmen ve teslim antlaşmasına göre serbest bırakacak olmalarına rağmen tek tek öldürmeleridir. Bazıları son yıllarda nedense Avrupalıların Selahaddin Eyyubi’yi sevdiğini haykırarak bundan dolayı onu sevmediklerini söylemelerinin ne kadar boş bir söylem olduğunu göstermektedir. Onlara benim sözüm, Avrupalılar Selahaddin Eyyubi’yi hiçbir zaman sevmediler, sadece düşmanın savaşçılığını, mertliğini, şövalyeliğini, alicenaplığını, merhametini ve verdiği sözde durmasını takdir ettiler.ihe

15 yazı görüntüleniyor - 406 ile 420 arası (toplam 656)