Ankara’da Göç İdaresi Başkanlığı ve Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) iş birliğiyle düzenlenen “Geçici Koruma Sonrası Döneme İlişkin Hazırlık Çalıştayı”na katılan tarihçi ve yazar İbrahim Halil Er, Kilis’teki mültecilerin mevcut durumunu ve göçün şehir üzerindeki etkilerini gündeme taşıdı. Er’in çalıştayda sunduğu çözüm önerileri, hazırlanan çalıştay raporuna da yansıdı.

Avrupa Birliği tarafından finanse edilen “Türkiye’nin Uluslararası ve Geçici Koruma Süreçlerinin Desteklenmesi Projesi” kapsamında gerçekleştirilen çalıştay, 26-27 Ekim 2026 tarihlerinde Ankara’daki Bonjour Otel’de düzenlendi.
İçişleri Bakanlığı Göç İdaresi Başkanlığı ve UNHCR koordinasyonunda gerçekleştirilen toplantıya kamu kurumlarının temsilcileri, akademisyenler, uzmanlar, araştırma merkezleri ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Bir uzman olarak çalıştaya katılan İbrahim Halil Er, toplantılarda söz alarak Kilis’in göç sürecindeki tecrübelerini ve geçici koruma sonrası döneme ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Suriye sınırında bulunan Kilis, 2011 yılında başlayan Suriye iç savaşının ardından yaşanan büyük göç hareketlerinden doğrudan etkilenen şehirlerin başında geliyor. Nüfusuna oranla yüksek sayıda Suriyeliye ev sahipliği yapan şehir, göçün sosyal, ekonomik, kültürel ve demografik etkilerinin en yoğun hissedildiği yerleşim merkezlerinden biri hâline geldi.
Çalıştayda söz alan İbrahim Halil Er, Kilis’teki mültecilerin mevcut durumuna ilişkin bilgi vererek uzun yıllardır devam eden göç sürecinin şehirde ortaya çıkardığı sorunları değerlendirdi.
Er, geçici koruma sonrası döneme yönelik politikaların oluşturulmasında sınır şehirlerinin kendilerine özgü şartlarının ve sahadaki tecrübelerinin dikkate alınması gerektiğine işaret ederek çeşitli çözüm önerileri sundu.
Çalıştayın dikkat çeken yönlerinden biri, farklı kurum ve kuruluşlardan gelen katılımcıların yalnızca mevcut durumu değerlendirmekle kalmayıp gelecek döneme ilişkin uygulanabilir çözüm önerileri geliştirmeleri oldu.
Bu kapsamda İbrahim Halil Er’in Kilis’teki mültecilerin durumu ve geçici koruma sonrası dönemde karşılaşılabilecek sorunlar hakkında yaptığı değerlendirmeler, çalıştayın tartışmalarına katkı sağladı.
Er’in sunduğu çözüm önerileri çalıştay raporuna da yansıdı. Böylece Kilis’in uzun yıllara dayanan göç tecrübesi, geçici koruma sonrası döneme ilişkin politika hazırlıklarının değerlendirildiği ulusal düzeydeki çalışmalarda gündeme taşınmış oldu.
Geçici Koruma Sonrası Türkiye’yi Neler Bekliyor?

İki gün süren çalıştayda, Türkiye’deki geçici koruma uygulamalarının mevcut durumu ve geleceği dört temel başlık altında ele alındı.
İlk çalışma grubunda geçici korumanın mevcut durumu, gönüllü geri dönüşler ve geçici koruma sonrası döneme ilişkin hazırlık ve planlama süreçleri değerlendirildi.
İkinci çalışma grubunda geçici koruma sonrası Türkiye’de kalmaya devam edecek kişilerin hukuki statüleri, alternatif yasal kalış imkânları ve gerekli mevzuat düzenlemeleri tartışıldı.
Üçüncü çalışma grubunda sosyal uyum ve kamuoyu yönetimi üzerinde durulurken dördüncü çalışma grubunda geçici koruma sonrası dönemde iş gücü piyasasına erişim, istihdam ve ekonomik etkiler ele alındı.
Katılımcılar, mevcut uygulamaları değerlendirmenin yanı sıra geçici koruma sonrası dönemde ortaya çıkabilecek sorunlara yönelik çözüm önerilerini de tartıştı.
Gönüllü Geri Dönüş ve Sosyal Uyum Ön Plandaydı

Çalıştayın önemli gündem maddelerinden birini Suriyelilerin gönüllü, güvenli ve onurlu geri dönüş süreçlerinin yönetimi oluşturdu.
Bu çerçevede geri dönüşlerin planlanması, geçici koruma statüsünün sona ermesinden sonra Türkiye’de kalacak kişilerin hukuki durumları, sosyal uyum politikalarının geleceği ve istihdam alanındaki düzenlemeler üzerinde duruldu.
Ayrıca göç yönetiminde merkezi idare, yerel yönetimler, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşları arasındaki koordinasyonun güçlendirilmesine ilişkin görüşler değerlendirildi.
Çalıştay İki Günlük Değerlendirmelerin Ardından Sona Erdi

Çalıştayın ilk gününde açılış konuşmaları ve genel değerlendirmelerin ardından katılımcılar yuvarlak masa toplantılarında bir araya geldi.
İkinci gün ise çalışma gruplarının hazırladıkları değerlendirmeler ve öneriler sunuldu. Göç İdaresi Başkanlığı, UNHCR ve diğer katılımcıların görüşlerinin alınmasının ardından toplantı genel değerlendirme oturumuyla tamamlandı.
Kilis’ten çalıştaya katılan İbrahim Halil Er’in görüş ve önerilerinin çalıştay raporuna yansıması, göçten doğrudan etkilenen sınır şehirlerinin tecrübelerinin Türkiye’nin gelecekteki göç politikalarının oluşturulmasına aktarılması bakımından önemli bir gelişme oldu.
Ankara, 26-27 Ekim 2026
